Melih Gümüşbıçak

Bir gün önce lider Galatasaray son dakikalarda kazanınca derbinin tarafları için kazanmaktan başka çare kalmamıştı. Fenerbahçe’de eksikler sadece sakat futbolcular değildi. Cezalı Jorge Jesus‘un yerine yardımcısı Deus takımın başında sahadaydı. Sarı Lacivertli takım eleştirilere rağmen üç stoperle başladı maça. Ancak bir başka eleştiri konusu olan Arda Güler bu kez onbirdeydi. İlk yarı boyunca fiziksel mücadelenin ön plana çıktığı bol faullü bir karşılaşma izledik. Her iki takımın da düşük pas yüzdesiyle oynadığı ilk 45’inci dakikada sahadaki 22 futbolcu içinde tek fark yaratan oyuncu Arda Güler’di. Sahadaki bütün kalite kokan aksiyonlarda Arda Güler’i izledik. Bütün Beşiktaş savunmasını geçip kazandırdığı penaltıyı Valencia gole çevirince Sarı Lacivertliler soyunma odasına 1-0 önde girdi.

İkinci yarıya aynı onbirle başlayan Fenerbahçe 51’inci dakikada Beşiktaş’ın 10 kişi kaldığı pozisyonda kazanılan penaltı derbinin kırılma anıydı. Valencia ikinci kez penaltı noktasına geldiğinde maçın fişini çekme şansını da topla birlikte auta attı. Buna rağmen on kişi kalmış rakibi karşısında 1-0 önde olup da Kadıköy’de oynanan bir maçta uzun süredir sahada ve saha kenarında bu kadar ne yaptığı belli olmayan bir Fenerbahçe izlememiştik.

Kenardan gelen hamleler açısından bakıldığında fark yaratan taraf Şenol Güneş cephesiydi.

Sakatlık nedeniyle erken bir stoper değişikliği yapmak zorunda kalan Şenol Hoca ikinci yarıya da iki değişiklikle başladı ve oyuna giren Redmond 1 gol, 3 asistle Kadıköy’de yıldızlaştı.

Karşılaşmanın 53’üncü dakikasında kaçan penaltıyla birlikte hem maçın, hem de belki ligin kaderi değişmiş oldu.

Bu dakikadan sonra takım üçlü oynamış, dörtlü oynamış, takımın en iyisi Arda oyundan alınmış, Emre Mor değişikliği gecikmiş, hiçbir önemi kalmadı ve Fenerbahçe vasat bir görüntü verdi. 6 gollü derbide sahadan istediğini alan 10 kişilik Beşiktaş oldu.

Ligin sonuna kadar daha tam 11 hafta ve toplanacak 33 puan var. Ancak gireniyle çıkanıyla Sarı Lacivertliler şampiyonluk mücadelesi veren bir takım görüntüsü vermiyor. Buna bir de hayal kırıklığı yaşayan tribünlerin protestosunun getirdiği tahribat da eklenince Fenerbahçe takımının geride kalan haftalarda işi daha da zorlaşacakmış gibi görünüyor.

Büyük takımlar asla vazgeçmedikleri için büyük olurlar. Önemli olan düşmek değil ayağa kalkıp devam etmektir. Şampiyonluk yolunda belki çok ciddi bir darbe aldı Sarı Lacivertliler, ancak şimdi ayağa kalkıp birlik olma ve Fenerbahçe’nin neden büyük olduğunu gösterme zamanıdır.

Melih Gümüşbıçak kimdir?

Melih Gümüşbıçak 10 Ağustos 1968’de Ankara’da doğdu. Ankara 50. Yıl Lisesi’nden mezun olduktan sonra iktisat ve siyasal bilgiler öğrenimi gördü.

Mesleğe başladığı TRT’de spor programları sundu, daha sonra Doğan Yayın Holding’e geçti. İzleyen dönemde Show TV’de “Televole” adlı spor magazin programını sundu. Daha sonra Lig TV’ye geçen Gümüşbıçak, bu kanalda sunuculuk yaptı, ardından 360 kanalında spor programı hazırlayıp sundu. TRT’de Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarını ve çeşitli spor yayınlarını sunan Gümüşbıçak, T24’te ağırlıklı olarak Fenerbahçe maçlarını yorumlayacak.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir